düşünemiyorum

9 kişi kendisini tutuyor, 9 arkadaşı var.


01.02.1990 doğumlu, 18 yaşında. şu an yaşadığı yer Bursa.
  • bloguna son yazdığı yazı: Yuva.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. müzik

    müzik

    3265 üyesi var. üyelik serbest.
  2. SpongeBob SquarePants

    SpongeBob SquarePants

    556 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  3. blogyazarları

    blogyazarları

    300 üyesi var. üyelik serbest.
  4. emre aydın

    emre aydın

    97 üyesi var. üyelik serbest.
  5. Şebnem Ferah

    Şebnem Ferah

    616 üyesi var. üyelik serbest.
  6. Siyah

    Siyah

    493 üyesi var. üyelik serbest.
  7. BURSA

    BURSA

    400 üyesi var. üyelik serbest.
  8. korku filmleri

    korku filmleri

    140 üyesi var. üyelik serbest.

birsakincasimivar panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?


merhabaaaa

melusina   06 Temmuz 2008 20:08  

Bir yer var mı bildiğin?
Sadece duymak istediğin sözleri duyabildiğin,
Sırlarını bildiğin ama kimselere vermediğin,
bigün mutlaka değil;
bugün burada dediğin,
Benim yolum bu diyebildiğin,
Görünmez olmayı başardığın,
UNUT--ULMAZ HİKayeLERİN ARAN DIĞI:;
Her ana kendinden bişeyler katabildiğin;
Bir sonraki adımı hep merak ettiğin
BİR YER VAR MI BİLDİĞİN????????????????

ReDcLoUd16   15 Haziran 2008 18:32  

exegesis   12 Mayıs 2008 13:10  

Z.Ç. (Zamane Çocugu)

Form doldurmak insana özgüdür;

mesela hiçbir gergedan, yaşamı boyunca kendisini bir köşeye kıvrılmış,

anasının kızlık soyadını yazarken bulmaz.

Kutucuk işaretlemek, seviye tespit sınavlarında inim inim inlemek ise zamane çocuklarına özgüdür.

Sabah gün dogumunda, antiloplar egilmiş, sudaki gölgeleriyle öpüşür,

günebakan çiçekleri toplu halde güneşe dönerlerken,

C plakalı bir takım minibüslere doluşmak,

büyük filler; küçücügü bile kocaman filler düzlüklere yayılır,

yavru aslanlar boguşurken,

tahta bir sıraya oturtulup, saatlerce ama saatlerce

adı "ders" konup kurtulunmuşta,

sekiz yüz elli sene bile olsa yaşamları,

kullanılamayacak bilgiyi beyinlerine doldurmak,

gün batarken,

yeller Baragan'da dikenleri,

Kalahari'de kumları yuvarlarken,

"dershane izinlisi" olarak salınmak,

uyanamadıkları kabusta, kendilerini bir başka floresan lamba altında,

bir başka "gözü saatin yelkovanında" hocanın karşısında bulmak;

"hay türevine de, limitine de..." diye haykırmak,

gök yarılmış, Serengeti'de yagmurlar yagarken,

baktıkları tavanda, tavan puanı anımsamak,

ayılar inlerinde sevişirken, dönebildikleri evlerinde 15 inch'lik bir pencerede,

kan çanagı gibi gözlerle rakam yumaklarının, ezberletilecek sonu gelmez satırların arasında boguşmak,

araya da bol infilaklı oyunlar sıkıştırmak,

kısaca;

amansızca çalışmak

ama sadece şablon dersleri çalışmak,

yaşamın en rafine, en saglıklı, en enerjik, en coşkulu yıllarını,

satırların, ekranların, sınavdaki küçücük kutuların arasında ıskalamak,

bir pazar günü seçilmek ve yerleştirilmek için pazara çıkartılıp,

"c" şıkları, "a" şıkları arasında kaybolmak

ve bir türlü hayatın "yumuşak g",

yani "hiçbirisi" şıkkını işaretleyemeden,

işleyecek kollarını,

koşacak bacaklarını kaptırdıkları makinenin deliklerine,

körpecik boyunlarını kaptırmak,

Z.Ç.larına,

zamanelerin çocuklarına özgüdür...

düş hekimi yalçın ergir

exegesis   27 Nisan 2008 23:57  

birsakincasimivar   27 Nisan 2008 14:43  

exegesis   27 Nisan 2008 13:41  

Basit yaşayacaksın...

Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediği“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;hep yanında taşıdığın,atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre;kısacık olacak
Sıcacık kollara dolanman ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre..
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın.
Nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir “fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.

Tek dereden su getirmen yetecek, bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında..
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan..

Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki ..
yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...

exegesis   15 Nisan 2008 14:43  

dabariş rss kaynağı

adresi: http://birsakincasimivar.sosyomat.com/blog
aferim1

Yuva

1 yorum var - 18 Mayıs 2008 12:49 yazılmış
2 yorum var - 11 Mayıs 2008 14:20 yazılmış
1 yorum var - 13 Nisan 2008 22:56 yazılmış


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ